7 Eyl 2016

İlk önce düşün!

   Herkese yeniden merhaba! Yine uzun bir süre ortalıkta yoktum. Ama bu sefer geçerli nedenlerim var. Onları anlatmaya başlamadan önce sizler nasılsınız? Umarım yeni başlayan bir mevsimle birlikte kendinizi yenilemiş ve umutlu bir sonbahar bekliyorsunuzdur. Sonbahar her zaman hüzün mevsimi olmak zorunda değil! :)

   Evet yokken neler yaptım, onlardan bahsedeyim birazcık. İlk olarak bildiğiniz üzere tatildeydim. Çok güzel bir tatildi; biraz olaylı, tatsız yanları vardı ama genel olarak çok güzel geçti. Kendime geldim yahu! :) Ne kadar ihtiyacım varmış meğersem tatile. Tatiller ne kadar önemliymiş bunu, bu sene çok iyi anladım. Tatilimin güzel geçme nedeni ise tabi ki DANS! Küçüklüğümden beri hayalim dans etmekti. Üniversiteye geçeyim direkt dansa başlayacağım derdim kendime. 2 yıldır üniversitedeyim ama bir türlü başlama fırsatım olmadı, kısmet bu yazaymış. Bundan sonra bırakmak istemiyorum da bakalım ne olacak.
         


   Tatilden döndükten sonra bir süre işlerim vardı sonra da sağlık sıkıntılarından dolayı yazamadım. Aklımda kaç tane yazı birikti ama bir türlü oturup başlayamadım. Ama şimdi daha iyiyim merak etmeyin. :) Stres, üzüntü çok etkiliyor insanı. Olabildiğince bunlardan uzak durmak lazım da işte o kadar kolay olmuyor o iş.

     Tatille ilgili daha sonra belki daha detaylı bir yazı yazarım. Gerçi şimdi bile baya şey yazdım ama siz sıkılmamışsınızdır benden ya. :) Sizin tatiliniz nasıl geçti, nasıl bir yazı geride bıraktınız? Eğer paylaşmak isterseniz çok mutlu olurum. :)

   Evet gelelim bugünkü konumuza. Bugünkü konumuzu seçme nedenim bu aralar çok sık başıma gelmesi ve cidden benim açımdan büyük sıkıntılar yaratması. Belki sizlerden gelecek önerilerle bunun üstesinden gelirim. :) O yüzden lütfen görüşlerinizi düşüncelerinizi benimle paylaşın. Hepsi çok değerli benim için.

   Konuşmadan önce iki kere düşünür müsünüz yoksa pat diye söyler misiniz her şeyi? Ben ne yazık ki pat diye söyleyenlerdenim. Bazen düşündüğüm, hissettiğim bir şeyi o kadar yanlış bir şekilde dile getiriyorum ki karşımdakini kırıyorum, üzüyorum. Büyük bir sıkıntı yaratıyor bu bende. Beni tanıyan, bilen insanlar buna alışkın oldukları için kötüye yormuyor ama beni yeni tanıyan insanlarda ilişkinin bitmesine kadar varabiliyor olay. Bir örnekle açıklasam daha iyi olur sanırım durumu.
             


   Geçen gün halamlar bize gelmişti. Benim de o gün pek keyfim yoktu, odamdaydım. Telefonda bir arkadaşımla konuşurken halam geldi odaya ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:

-Bugün de sohbetine doyum olmuyor. Bir daha hala gel dersin.
-Ben mi çağırdım sizi?
-Aa, öyle mi? Tamam, bir daha gelmeyiz biz de. (Tabi gülerek söylüyor :)
-Ya ben öyle demek istemedim. Bugün ben çağırmadım sizi, babam çağırdı ya ondan dedim öyle yoksa başımın üstünde yeriniz var. 


Bu konuşmanın üstüne telefondaki arkadaşım da "Cansu o öyle mi söylenir. Aklına geleni söyleyen küçük çocuklar gibisin."dedi. Aslında ben öyle düşünmedim ama ağzımdan öyle çıktı, kendimi yanlış ifade ettim. Halam beni tanıdığı için gülerek karşılık verdi, üstünde durmadı. Kötü bir anlamda söylemediğimi biliyordu. Ama benzer bir olay birkaç gün önce de yaşandı. Çok değer verdiğim, benim için önemli olan birine de bu şekilde yaklaştım. Sana kırıldım demek isterken sana güvenmiyorum manasına gelen bir şey söyledim ve onu çok kırdım, üzdüm. O benim bu özelliğimi bilmediği için sonuç benim açımdan felaket oldu. Şu an konuşmuyoruz ve belki de hiç konuşmayacağız. (Umarım bu olmaz.)

   Bir şey söylemeden önce bir kere daha düşünmek önemli ya da aklınızdakileri tam olarak söylemek. Ben sanki karşımdaki aklımı okuyabiliyormuş gibi davrandığım için hep düşüncelerimin yarısını anlatıyorum bu da sorun yaratıyor. Artık bu konuda daha dikkatli olmam gerektiğini fark ettim. Tabi bunu hemen kontrol altına almam çok zor ama başaracağım. Tabi yardımlarınızı bekliyorum. :)

   Siz nasılsınız bu konuda? Benim gibi pat diye söyleyenler bu özelliğiniz sizde de sıkıntılar yaratıyor mu? Ya da eskiden böyle olup bunu aşanlar veya hep söylediklerini iki kere düşünenler bize yol gösterir misiniz?

   Şimdilik benden bu kadar! Kendinize çok cici bakın. Kötülükler, üzüntüler sizden uzak kalsın. Mutluluk, sevgi, umut hep sizinle olsun. Hoşça kalın! :)

14 yorum:

  1. Konuşmadan önce düşünmek iyidir. Yoksa sonrası yorar insanı. İnsan her aklından geçeni söylerse başı beladan kurtulmaz :) Bu arada tatil candır. Selamlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunu anlamış oldum son olaylarla gerçekten. Her ne kadar zor olsa da deneyeceğim. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. pat diye söylememeye çalışanlardanım ben ...ama arada kendime hakim olamadığım anlar olmuyor değil! sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Arada oluyorsa sıkıntı yaratmaz bence.Hem o kadarcık da olsun canım, insanız sonuçta. :) bu değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgilerle

      Sil
  3. Ah teorilerle uygulamaların benzeşmemesi. İçi dışında da deriz pat diye söyleyenlere, ölçüp tartmadan konuşuyor da. Hiçbrinden memnun kalmayız sonuçta.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnsanoğlu bencil, hiçbir şeyden memnun olmuyor ne yazık ki... Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. :) Sevgilerle..

      Sil
  4. Benim de başıma gelir ara ara :) Derim ne çekiyorsam bu dilimden çekiyorum :) Zihinsel süzgeçten geçirmeden konuşmamak gerek sanki :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Valla benim de öyle. Ailede hep derler avukat olacak kızmışsın diye. Az çektirmiyorum çenemden. :) Kritik anlarda geçirebilsek yeter. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim, sizin düşünceleriniz önemliydi benim için. :) Sevgilerimle...

      Sil
  5. bende direkt söyleyenlerdenim maalesef. düşünerek konuşan insanlara da çok şaşırıyorum. aklımda ne varsa çat diye söyleidğimden insanlar yanımda rahat oluyor. bu güzelliği var.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benimki gibi bir sıkıntı yaratmıyorsa bu çok güzel bir özellik. Ama sıkıntı yarattığında... Bu değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim :) Sevgilerle

      Sil
  6. Merhaba blogunu takibe aldim bende beklerim 😊

    bayankirpikk.blogspot.com

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, en kısa zamanda ziyarete geleceğim! :)

      Sil
  7. İlk önce karşımdakini iyi bir şekilde dinlemeye çalışıyorum. Biraz düşünüp Sonra cevapları veriyorum. Zaman içersinde oluşan durumlar Doğan cüceloğlunu okumanı tavsiye ederim. İletişim ve beden dilini konuşurken bir gözlemle Belki o anda yumuşak bir konuşma yapıyorsun ama beden dilinde Tek kaşın havada olması mesela bu minik bir örnek
    bende bunu yapıyordum Konuşma esnasında ben farkında olmadan daha sert bakmak ve sesimi istemsiz yükseltmek gibi sonra sonra kendime dönüp baktığımda evet dedim. Ne kadar yüksek sesli konuşma karşı tarafı istemsiz savunmaya davet ettiğini gördüm. Nacizhane tabi tavsiyeler Konuşma esnasında Beden diline kendine bir bak

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel düşünceleriniz ve tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim. Doğan Cüceloğlu'nun "İnsan ve Davranışı" kitabı başucu kitaplarımdan biridir, elimden geldiğince okumaya çalışıyorum. :)
      Mimikler konusuna katılıyorum. Konuşmanın havasını, yönünü o kadar etkiliyor ki. Bana her zaman dışarıdan çok soğuk durduğumu, çok sert göründüğümü ama konuşunca mimiklerimle çok samimi biri olduğumu söylerler. Yüz yüze iletişimin önemi burada anlaşılıyor işte.
      Bu güzel yorumunuz ve tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim tekrardan. Ses tonuma, duruşuma dikkat edeceğim. Kendimi gözlemleyeceğim dediğiniz gibi.
      Sevgilerimle.

      Sil